< 80'LERDE ÇOCUK OLMAK... - KELEBEKLER ÖZGÜRDÜR,TIPKI BİZİM GİBİ - Blogcu




20/2/2006

80'LERDE ÇOCUK OLMAK...

1980li yıllarda hayatının ilk tecrübelerini yaşamış, ilkokula gitmiş,
Kenan Evren´i, Erdal İnönü´yü, Özal'ı tanımış olmak,
Ajda Pekkan´ın Alo, Michael Jackson´ın Pepsi reklamlarını hatırlayacak
kadar
şanslı
olmak demek.

Big in Japan, The Final Countdown, Eye of The Tiger demek.
İcraatın içinden demek, "Semra koy bir kaset de neşemizi bulalım"
demek.
Köprü demek, ödediğiniz her kuruş verginin yol, su, elektrik olarak
size
geri dönmesi demek

Voltran Voltran Voltran demek , depozito toplamak adına kola şişesi
biriktirmek demek , Adile Naşit`ten masal dinlemek demek.

Debbie Gibson, tiffany, Jason Danovan, Sandra, Modern Talking. vb.
dinliyor
olmak...
Comanchero´nun ve life is life'ın sözlerini ezberlemeye çalışmak
demek...
Michael Jackson, Madonna, Samantha Fox demek

Korhan Abay, Cenk Koray, Metin Milli, Ersen ve Dadaşlar demek.
Clementine, He-man, She ra, Transformers demek.

Okula siyah önlükle gitmek demek. Kayahan, Nilüfer, Sezen Aksu, Barış
Manço
ile büyümek demek.

İhtilal çocuğu demek, Köle İzaura demek, Ziyaretçiler demek!!!!
Acidçi misin metalci mi demek...

Moruk demek,
Herild yani demek,
Hey corc versene borc demek,
olmaz maykil bende de yok cevabını işitmek demek,
geriye dönüp baktıkça iç geçirmek demek...

Yüzyıl içindeki en iyi, en kıyak kuşak. Hem eski hem yeni olmak demek.
Biraz gözü açık bir 80'li, yüz yıllık nesil kültürünü bir porsiyonda
almış
demektir.

edi mörfiiiiiii huuuuuuuuuuuuuu şörli makleeyynn yeeeeeee diye bağırıp
en az bir technotronic kasetine sahip olmak demek.

Mahalle çeşmelerinden su içmek, bayramları iple çekmek, cumhurbaşkanı
denince Kenan Evren'i hatırlamak demek

Koltuk altında topla okul bahçesine yalnız giderken "nasılsa oynıycak
birileri vardır" diyebilmek demek

Eti kemik geçiyor demek;

Evden çıkmayan bilgisayar bebeleri haline gelmeden çocukluğunu
yaşayabilmiş,son dönemin bir üyesi olmak,

Ne sorusuna zonk cevabı vermekten zevk duymak, büyüteç ile kağıt yakmak
ve
siyah kağıtların beyaza oranla daha kolay yandığını keşfetmek, 9
voltluk
pile dilinle dokunup o ekşi anı yaşamak,

Televizyon konserlerini teybe çekerken odaya giren anneyi hemen
susturmak,
23 nisan çocuk şenliğinde gelen yabancı çocuklara 5 dakikada aşık olmak
demek

Son dersin son 5 dakikasında parkeleri giyip zilin çalmasını beklemek,
hurraa kapıya doluşmak, dışarıya pestil olarak çıkmak demek, sinek
ilacı
arabalarının arkasında bıraktığı bulutta deli gibi dolaşmak demek.

Kutu kolayı açtıktan sonra kapağını çekip çıkarıp atmak demek

Tipe bak demek,

Fon müziği Laura Brannigan'dan Self Control olan günler.
Bakkala gitmenin, sokakta oynamanın, harçlık toplamanın geçerli
sayıldığı,
Havuç´un olmadığı yıllar demek... her şeye rağmen temiz ve el değmemiş
bir
hayat demek...
Sonrasında biz büyüdük ve kirlendi dünya demek.

Pazar akşamları mecburen yıkanmak ve erken yatmak demek

Sesi açıp kısmak için televizyonun dibine kadar gidip üstündeki
düğmelere
basmak zorunda olmak demek

Şehirlerarası yolculuklara çıkarken otobüsün 302s olması için dua
etmek.
Bilet alırken arka kapının önü ve tekerlek üstü olmasın demek.

Resimli futbolcu kartları demek, süper babaanne demek, fantayla
kolayı
karıştırmak demek, mahalle kavramı demek.

Çavuşevsku ve karısının kurşuna dizilişini TV'den seyretmek demek, o
görüntülerin yıllar sonra bile kafadan hala çıkmamış olması demek.

Anket ve hatıra defterlerinin olması bunlara seviyorum ama kimi diye
başlayan maniler yazmak,önünde tek arkasında 2 çizgi olan külotlu
çorapların
havada sallanarak giydirilmesi, içinde biri sabunlu iki ıslak bez olan
mustili beslenme çantası, dantel yaka, yenen kokulu silgi, leblebi tozu
çekerken atlatılan ölüm tehlikeleri, hulohop, ayak bileğine takılarak
çevrilen top, sek sek oynamak, bayramda mahalleye dağılıp şeker
toplamak,
müsaitseniz annemler size gelecek demek.

TRT´nin yayın akışının bitmesiyle çalan İstiklal Marşı için ayağa
kalkıp,
marşı hazır olda bangır bangır söylemek ve marşın bitiminden sonra
çıkan tiz
"biiiiiiiiiiiiip"sesine rağmen televizyonu kapatmamak demek.

Zerrin Özer demek. Nasıl da geçmişti bütün bir yaz demek.
Bu şarkıya kafanda klip çekmek demek.

Annelerin Çernobil yüzünden çay içirmemesi, gofret yedirmemesi demek..
Challenger'ın olduğu günkü haberleri hatırlamak demek..
PKK saldırılarında her gün mutlaka birilerinin öldüğünü duymak ama
anlamamak
demek.
Veronica Castro'yu güzel zannetmek demek.
Kenan Evreni Atatürk zannetmek demek.

Yazlık diskolarda içeri alınmamak demek, bunun için ağlamak ve içeride
- her nedense- You are in the army now- şarkısında sarmaş dolaş dans
eden
abi ve ablalara bakıp özenmek demek

Gorbaçov´un kafasındaki kırmızılığın ne olduğunu merak etmek, anneye
"Zeki
Müren´e teyze mi diyim amca mı diyim" diye sormak,

Kenan evren´in cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılırken Çankaya köşkü
basamaklarından yavaş yavaş inip sekreteriyle vedalaşmasını hatırlamak.

"Hayat Bilgisi" kitabında Kenan Evren´in resmi olması, her yere modern
cami
inşa etme furyasına anlam verememek, batman ve Şirnak´ın henüz il
olmadığı
günleri hatırlamak, Özal'ın çenesinin enteresan yapısına anlam
veremeyip,
"acaba benim çenem de ilerde böyle olur mu" kaygısıyla aynaya bakmak
demek...

breyk breyk arkadaş arıyorum demek
Eve lazım olur diye fazlaca pul almak demek
ho ho ho hoover demek
Zeki Müren'in size alo diyoruuuum demesi demek

İlkokulda Halley, Petrol ve Komancero şarkılarını uydurma sözlerle
söyleyerek dans eden Tolga Han özentisi sefil dans grupları kurmak okul
sonrasında ise her gün koşturarak eve gidip; bu toprağın sesi
programında
kımıl zararlısı ile mücadele yöntemleri, orman köylüsünün sorunları ve
yüksek randımanlı durum bugdayı türleri ile ilgili verilen faydalı
bilgilerin ardından Kamber ağa ile uyanık skeçlerini büyük bir ilgi ile
izlemek demek küçük yaşta bilinçli bir çiftçi kadar ziraat bilgisine
sahip
olmak demek sinemalarda the Lord of the rings, Harry Potter vs. izlemek
yerine Jules Verne romanları okumakla geçirilen bir çocukluk demek

Aldım çantamı kolumaaa,
çıktım Dallas yoluna,
ben Babi´yi beklerken
Ceyar girdi koluma
şarkısını dansıyla birlikte bilmek demek.

Kimler geliyo kimler?
sana ne, sana ne?
Ama bunu söylemenize gerek yok ki,
ben yapınca alışverişi, zaten alıyorum satış fişi replikleri barındıran
Ali-Ayşegül Atik reklamı ve bakkal amca, bir pergel, bir kalem, bir de
çikolata alacağım.
Erooooolll, Eroooolll (mahallede çocuklardan biri) buraya gelin dedim
size
buraya !
fişini de al oğlum´daki Meşhur Erol,
hadi hep birlikte, hep birlikte,
biz biz olalım
yemeklerden önceeee,
lavaboya koşalım,
hafta da bir kere tırnakları keselim,
fırçalayıp onları tertemiz olalım diye şarkılar ezberleyen bir nesil
olmak

İcraatın içinden izleyip Özal´ın kalemine bakıp hipnotize olmaya
çalışmak

Videocudan American Ninja, Kartal, Kan Sporu ve Evil Dead gibi filmleri
kiralamak demek

Analogtan dijitale geçiş devrini yaşamış birey olduğunu anlamak ve
ikisinden
de farklı zevkler aldığının farkına varmak demek

Çok güzel bir ülkenin son yıllarını hayal meyal hatırlamak, sonra da
çivisinin çıkışını görerek büyümek demek

Hava durumlarının eksi değil de "sıfırın altında bilmem kaç"
denildiğini
bilmek demek

Apartmanın çatısına 5 metrelik anten takıp üstüne de tencere kapağı
bağlayan
bir abinin sizi TV önüne oturtması ve çatıdan oldu mu diye bağırıp
anteni
ayarlamaya çalışması . Yunanistan kanallarını görüntülemek adına ..
oldu
oldu diye camdan kafayı çıkarıp bağırmak ve kimsenin buna şaşırmaması
demek.
Siyah beyaz ve karlı bir görüntü de olsa ..
Üstelik Yunanca tek kelime anlamasanız da gündüz vakti çizgi film
izlemek
için az debelenmemiş olmak demek...
Muhtemelen hayatımız boyunca yaşadığımız en güzel 10 yıl demek...

TRT 1´de oluşan sorunlar sonucu yayına bir süre ara verildiğinde ekrana
getirilen donuk ağaç, dağ bayır resmine 10 dakika hareketsiz bakabilmek
demek,

Türkiye'de yaşamış son mutlu kuşak olduğunu hüzünle hissetmek demek.......

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

25 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: isimsiz | Tarih: 16/4/2008
    Konu: 80 lerde cocuk olmak
    Selamlar, yazinizi keyifle, gulerek, huzunlenerek okudum. 80 kusaginda cocuklugunu yasadigim her zaman kendimi cok sansli gormusumdur, yureginize saglik, cok begendim...

    Bağlantı »

  2. Yazan: MERYEM | Tarih: 23/1/2008
    Konu: HARİKA
    BU GERÇEKTEN HARİKA
    OKUYUNCA, TEKRAR ÇOCUKLUĞUMA DÖNDÜM DESEM YERİDİR.
    SÜPER....

    Bağlantı »

  3. Yazan: radiolog | Tarih: 13/9/2007
    Konu: daldım gittim...
    arkadaşım harikasın yaa... ne kadar güzel bir yazıdır bu... 5-15 yaş aralığımı yaşadım 80'lerde... o dönemi yaşayanların tamamı bu yazılanların en az yüzde doksanını bizzat yaşamıştır... 32 yaşındayım ve radyoloji uzmanı bir hekimim... 90'lar ve 2000'li rakamla başlayan nesiller de bu kadar güzel yadedecek mi acep çocukluklarını? hiç sanmam... ''önce ekmekler bozuldu sonra diğer tüm şeyler... '' haaa bu arada ''esteban, şirinler, uçan kaz, kovboy filmi izleyebilmek adına katlanılan pazar kanseri, reklam arası canlı yayın maçları, kara şimşek- micheal nigt-kit, aaaa evvvvett dedinizzzz'leri de unutmamak lazım... sanırım eski 'sloganlaştırılmış kuşakları' gölgede bırakacak ve ilerleyen zamanlarda daha da iyi anlaşılacak 80'li yılların unutulmaz lezzeti...

    Bağlantı »

  4. Yazan: maviveportakal | Tarih: 14/5/2007
    Konu: @
    ÇOK GÜZEL BİR YAZI OLMUŞ.ELİNİZE SAĞLIK.BENDE 80 KUŞAĞIYIM.TEK TEK AKLIMDAN GEÇTİ BUNLAR.GEÇMİŞE YOLCULUK GİBİYDİ.

    ÇOK DUYGULANDIM.VE DEDİKLERİNİZE SONUNA KADAR KATILIYORUM.

    Bağlantı »

  5. Yazan: DERVİŞ | Tarih: 14/5/2007
    Konu: HÜZÜNLENDİM
    ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM ÇOK GÜZEL OKUDUMÇA ÇOÇUKLUĞUMU HATIRLADIM NE GÜZEL YIILARMIŞ BUNLAR TEKRAR TEŞŞEKKÜR EDERİM ELLERİNE SAĞLIK

    Bağlantı »

  6. Yazan: uğur | Tarih: 1/4/2007
    Konu: 10 seneyi tekrar yaşadım
    içim burkularak ve bu nesilin bir uyesi olmaktan gurur duyarak. bizden sonrakiler de keşke kale baskın oynamayı bilebilse.... üniversiteye bile geldiğimizde uzun eşek oynardık bakalım yeni nesil heralde karidorlarda birbirini lazer kontrollü silahlarla strateji oynarken bulacak:(

    Bağlantı »

  7. Yazan: LaNCaSTeR | Tarih: 30/3/2007
    Konu: 80li olmak !
    ya gercekdende okurken hayal meyal yetısdıgım o son donemlerı hatırladımda ne bılıyım ısde guzeldı helal olsun ; )

    http://fatih-altay.blogspot.com

    Bağlantı »

  8. Yazan: 80 lerin çocuğu | Tarih: 26/1/2007
    Konu: unutulan bir şey
    kimi zaman ağlayarak kimi zaman gülerek okudum sadece tom sovyırın maceralarınıda hatırlatmak istedim birde maskeli suvari vardı çok güzel yıllarmış yazanların eline sağlık

    Bağlantı »

  9. Yazan: isimsiz | Tarih: 28/8/2006
    Konu: 80 lerde çocuk olmakçocukluğu
    Çocukluğu doyasıyayaşamış olmak,çocukluğun milenyumu80 li yıllarda çocuk olmak Anne nin anne baba nınbaba olduğunu bilmek demek
    El öpmekle dudağın aşınmadığını,küçükleri sevmenin,büyükleri saymanın anlamını bilmek demek
    Babaların parasının hiç bitmediğini sanacak kadarsaf ama onu maddi anlamda zorlamamak için birşey istemeyecek kadar uyanık olmak demek anlayışın doruğuna varmak demek
    servisle okula gidenlerin zengin olduğunu sanıp,tek servis olan askeri servise binenlere özenerek bakmak sonra okul kapısındaki elektrik direğine tırmanıp kayarak hayata boşvermişlik demek
    Taksiye binip annemler parasını evde verecek deyip onun havasını atm,5 dakikalık yola gitmek için 15 dakika otobüs bakleyip ben büyüdüm artık diyebilmek deme
    Okul çıkışı hangi köşede bir kavgaya tanık olucam diye ,bir solukta eve gitmek,sokağa çıkma yasağı olan caddede alabildiğine koşup.top oynamak,köşe başında nöbet tutan askerlerin gözetiminde oyun oynamak
    Yaz gecelerinde mahallede bisiklet sürüp ,saklanbaç oynamak,yavaş geçen otomobillerden şüphelenmek demek
    Dokuztaş ,yakantop,istop oynayıp mahallede çıkardığımız gazeteyi 50 kuruşa satıp, onuda götürüp talih kadere yatırıp dünyanın en güzel hediyesini kazanmak demek.yada hayal kırıklığıyla bir maniyle avunabilmek demek
    Yarın hava nasıl olacak diye gökyüzüne bakıp yıldız saymak ,hiç diilse gökyüzünü görebilmenin mutluluğunu yaşayabilmek demek
    İşte böyle mükemmel duyguların hepsini bir arada yaşayabilmek demek o yıllarda çocuk olmak.
    Bizim ana babalarımız belki bilinçsizdiler`;Ama mutlu çocuklar yetiştirdiler.
    Bizler o kuşağın mutlu çocukları;şimdinin bilinçli ana babalarıyız ama;
    MUTSUZ ÇOCUKLAR YETİŞTİRİYORUZ............

    Bağlantı »

  10. Yazan: e.sarikavak | Tarih: 18/8/2006
    Konu: 80'li yıllar...
    Bilmem hatırlar mısınız? Hala da oluyor gerçi ama o zamanlar tek kanal vardı ve pazar günleri pazar konseri olurdu. Konserden sonra da pazar sineması. Pazar konserinden nefret etiiğim halde saatlerce onu dinlerdim. Sadece filmin bir anını bile kaçırmamak için.
    Ablam ilk yeğenimin doğumunu pazar günü yapmıştı ve kendi evinde değil de bizim evimizde yapmıştı. Tam da uçan kaz çizgi filminin olduğu saate denk geldiği için içeriye girememiştim ve ablama çok kızmıştım: bu saatte de doğum mu yapılır be...

    Bağlantı »

  11. Yazan: ESRA | Tarih: 11/8/2006
    Konu: SEKSENLERDE ÇOCUK OLMAK
    Ben çok şanslı olduğumu ilk kez hissettim.Böle uzun uzun yazılmış olan yazıları genelde okumadan silen ben,bu yazının her kelimesini okudum ama sadece okumayıp,okurken o satırlarda geçen herşeyi yaşadım.Birden gözlerimin sulandığını aynı zamanda da yüzümde inanılmaz güzel bir tebessümün oluştuğunu fark ettim.En önemlisi de ne kadar şanslıyımki bu yazıda yazan herşeyi ama herşeyi yaptım,yaşadım.Bazılarını hala yapıyorum:)Bana tekrar o anıları yaşattığınız için sonsuz teşekkürler...Biz her nekadar teknolojiyle,gelişimle,değişimle iç içe olsakta bizden sonraki kuşaklara hiç olmazsa o günlerimizi anlatarak onlara aşılayalım..Yıllar sonra çocuklarım olduğunda bile 2 kuşak arasında gidip gelmelerini öğreteceğim..
    ESRA ÖZER

    Bağlantı »

  12. Yazan: isimsiz | Tarih: 3/8/2006
    Konu: güzeldi
    hep hatırladığımız içimizden geçirdiğimiz şeyleri birleri yüksek sesle söyledi.
    evet seksenli yıllar güzeldi
    biz çabuk tüketmedik çabukta tükenmeyeceğiz.
    sevgilerimizide, duygularımızda, öğrendiklerimizde bugünden farklıydık bizi biz yapan değerler vardı onları koruma çabasındayız. dilerim değişmeyiz ....

    Bağlantı »

  13. Yazan: betüsens | Tarih: 2/8/2006
    Konu: 80 leri yaşayamamak ama onun büyüsüne 80 lerde çocuk olmak la kapılmak
    ben 80 leri yaşamadım.
    ama çocukluğun o saf masumluğunu sanırım ben de yaşadım.
    80lerin kalıntılarıyla...
    yaşamasam da hissettim.
    keşke dedim.
    teşekkürler o günün kıymetini bilip de hatırkayan zat-ı muhteremlere...

    Bağlantı »

  14. Yazan: keşkem 80'lere dönebilsek | Tarih: 1/8/2006
    Konu: 80'ler
    Böyle bir yazıyla bize o günlerimizn değerini hatırlatığınız için çok teşekkürler. Okurkan hiçbitmemesini istedim yazının ve
    Keşke geçmişe dönebilme imkanım olsa dedim kendi kendime . Ne kadar da mutluymuşuz çünkü çocukmuşuz.

    Bağlantı »

  15. Yazan: isimsiz | Tarih: 31/7/2006
    Konu: 80'lerde ekonomik düzeyi biraz düşük bir çocuk olmak,
    80'lerde ekonomik düzeyi biraz düşük bir çocuk olmak,
    annen sana karnende hepsi pekiyi diye, ne ödül istediğini sorduğunda selpak mendil demek, ikinci yarı yıl sonunda ise kutu kola demek, bakkaldan yediğin zaman damağına yapışan baltat çikolatası almak, her bitlendiğinde saçlarını annene değil de, sırf bi damla sprey sıkacak diye kuaföre kestirmek için yalvarmak, okula koşarak gitmek, zıplayarak gelmek, beslenme gününde patates kızartması gününü dört gözle beklemek, teyzeninin hollandadan getireceği ikinci el kıyafetleri dört gözle beklemek, kızılay denilen yeri, aslında uzaylıların yaşadığı bir yer sanmak, elinde kullanılmış bir walk man ile hava atmak, mahallede ilk bisiklete sahip olup, herkesi sırasıyla değil parasıyla bindirmek, saçlarını deli gibi su ile ıslatıp sokağa fırlamak, arkadaşların jöle mi sürdün dedidiğinde , onlara evet jüle sürdüm deyip, annene gelip, anne jüle ne demek demek, babanın lee cooper kot alıp eve dönmesini beklemek, saçlarını bülbül yuvası yapması için saatlerce annenin önünde oturmak, günlüklerde sorulan en sevdiğiniz yabancı şarkıcı sorusana, tek bildiğin insan olan maykıl ceksın yazmak, micheal jackson yazamadığın için, ve daha bi dolu şimdi çıkmam gerek....

    Bağlantı »

  16. Yazan: KUĞULU | Tarih: 31/7/2006
    Konu: 80'Lİ YILLARIM
    AH KEŞKE O YILLARA GERİ DÖNEBİLSEM DEMEK

    Bağlantı »

  17. Yazan: Koray Ünlü | Tarih: 31/7/2006
    Konu: 80 ler ,ahh ne güzelmiş . . .
    Mantarlara tel takıp sokaklara atmak,sarı beyaz melek cikletleri ,dandy sakızlardan çıkan bayrakları daha sonra hayvan resimlerini biriktirmek,büyük kahramanımız siysh-beyaz Jak Kusto,belediye otobüslerindeki biletçilerin elindeki çift taraflı bilet kutuları,nereye kadar gideceğinizi sormaları.Trend ve vapurda 2. ve 3. sınıflar,kaset doldurmalar,onca kar yağışında bile okulların tatil olmaması,elektrik kesintileri,independenta bi gece vakti patladığında yataktan kalkıp neler olduğunu anlamaya çalışmak ve ertesi gün kadıköy sahilleri,siren sesleri olmaması,basketbolun yeni yeni kök salması,marmaranın güzelliği,zıpkınla balık avlama,çinkesler konversler,legentlar,daha önceleri "laklak"lar (çok kişi parmaklarını sakatlamıştır),susprialar,dev tohumları,poseydonlar,wangyular,açık sinemalrın kapanma zamanları,bolbol asker,cemse,1 mayıslar,sokağa çıkma yasakları bu yüzden taksilerde arabalarda uyuyanlar,gazozlardan çıkan bedavalar,boş şişeleri toplayıp satmalar,misketler,"hala gafliğim durur",mahalle savaşları,ilk flörtler, çelik tencerelerin başlangıcı kalaycıların yavaş yavaş kaybolması,bilardo pinpon. . .
    Düşündükçe insanın aklına geliyo ve gerçektende ahh ne güzelmişş o yıllar ,o zamanlar . . .Ve gerçekten ne kadar şanssız şimdiki zamanlar ...

    Bağlantı »

  18. Yazan: melantis77 | Tarih: 31/7/2006
    Konu: 80'lerde çocuk olmak,
    siz hiç 80'lerde büyüdünüz mü.:?peki düşünün o zaman....80'lerde ufaktım, çocuktum, saf ve tertemizdim.ne görsem hafızama kazınır, en iyisi galiba bu derdim.80 geçeli çok olmuş,büyüdüm 80'li birisi ile evlendim.Birçok ortak hatıramız oldu,hepsini yaşadık.Bazılarını ise birbirimizden habersiz yaşadık. Oturduk konuşmaya başladık 80'leri...ben asla 80'i kötü olarak hatırlamadım.Benle büyüdü 80'ler,ben 80'ler ile büyüdüm. ben uykudan öncesini de uykudan sonrasını çok iyi bilirim.ben 80'liyim.80'in kıymetini iyi bilirim.

    Bağlantı »

  19. Yazan: CLEMANTINE :) | Tarih: 31/7/2006
    Konu: 80'LERDE ÇOCUK OLMAAAKKKK...
    Şimdilerde anlıyor insan o yıllarda çocuk olmanın ne demek olduğunu.Ve şimdi anlıyor 80'lerde çocuk olan biri o günlerde hayatın,çocukluğun,birkaç yıl önce darbe geçirmiş olmasına rağmen o ülkenin,o dönemin ne kadar huzurlu ve mutluluk verici olduğunu ve iyiki o dönemde doğmuşum demenin kıymetini.
    Okan Bayülgen'in programında dahada sevindim o dönemde çocuk olduğuma.Meğer bütün yaşıtlarım aynı şeyleri yaparmış,aynı şeyleri severmiş,20 yıl sonra bile dün gibi hatırlarmış ortak yanlarımızı hiç bilmezdim.Yazıdaki tek eksik cumartesileri sabırsızlıkla beklediğimiz Uçan Kaz Nils herhalde,eminim herhes hatırlayacaktır.Yazıyı hazırlayan herkese bizi çocukluğumuza götürdükleri için sonsuz teşekkürlerrr... Ellerinize sağlık....

    Bağlantı »

  20. Yazan: isosensei | Tarih: 30/7/2006
    Konu: 80 lere yorum
    böyle bir çalışma yapıp bizi eski günlerimize götürsdüğünüz için teşekkür ederim. bu yazıyı kaydedip defalarca okuyup ileriki yıllara saklayacağım. dönem dönem aramızda eskiden yapılanları konuşur dururduk. ama bu kadar kapsamlı bir yazı ile bizi o gene masumluk dolu yıllara götürmeniz sevindirici. çalışmlarınızın devamını bekliyor tekrar teşekkür ediyorum email: hakkisen@hotmail.com

    Bağlantı »

  21. Yazan: M.y.G | Tarih: 30/7/2006
    Konu: 80 lerde ne olmak.
    AAAhh ah nerede o günler demeyi tekrar tekrar söylemek...

    Bağlantı »

  22. Yazan: ramazanmuslu77@mynet.com | Tarih: 29/7/2006
    Konu: 80 ler de çocuk olmak.
    Böyle nostaljik, duygusal ve güzel bir çalişma yaptığınız için çok ama çok teşekkür ederim...

    Bağlantı »

  23. Yazan: ramazanmuslu@mynet.com | Tarih: 29/7/2006
    Konu: 80 ler
    Böyle bir çalışma yaptığınız için sizlere çok ama çok teşekkür ederim.

    Bağlantı »

  24. Yazan: cibrank | Tarih: 4/3/2006
    Konu: ...
    belki yine gelirsin...
    herzaman beklerim...

    Bağlantı »

  25. Yazan: kim ya | Tarih: 1/3/2006
    Konu: seksenler
    gülümsedim...
    hatırlayarak...
    sevimli...
    çok...
    hepsi...
    ilaveten...
    saçların prenses diyana gibi kestirilip aslan yelesi kesildiği yıllar...
    ayakkabıların sivri topuk, elbiselerin karpuz kol olduğu...
    şile bezinden elbiselerin dikildiği yıllar...
    ajda pekkanın aman petrolünü ezberlediğimiz...
    güzeldi bi yandan...
    belki ben son mutlu nesildenim diyemem aynı yılların çocuğu olduğum halde...
    çokça okuduğum yıllardı çünkü...
    geceleri okumakla geçirdiğim...
    peyami safanın tüm serisinin basıldığı yıllardı...
    kitap okumak için halk kütüphanesine üye olduğumuz...
    donald dug, miki maus, karaoğlan okuduğumuz...
    red kit ve ten ten henüz çizgi film olmamıştı...
    güzeldi yine de....


    picassobelkiyinegelirim

    Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »